İzmir'in
sorunlarından biri haline gelen çarpık kentleşme ve onun getirdiği yaşanmaz
koşullar karşısında kentin yenilenmesi sorunu Karabağlar ilçemizde de gündemin
ilk sıralarına oturmuş durumda. Bizler mahallelerin sakini olarak bu noktada
öncelikle toplumun mağduriyeti ve yaşanabilir bir çağdaş kent anlayışımızla
konuyu ele alarak halkımızı bu konuda bilgilendirme toplantılarıyla başladık, Hükümetin
RANTSAL bakış açısından farklı bir yaklaşımla öncelikli olarak mağdur
konumundaki vatandaşlarımıza birlikte davranabilme, ortak hareket etme konusunda
önerilerimizi götürüyoruz. Faydalı bir çalışma da oluyor, toplum bizi büyük bir
beklenti içinde izliyor.
Kentsel
dönüşüm son yıllarda ortaya çıkmış bir kavram gibi görünse de aslında işlev
olarak; ilk yerleşik düzen şehirlerinin ortaya çıkması ile başlayan süreç kadar
eskiye dayanır.
Çünkü
her şehrin; ilk kurulurken sahip olduğu nüfus ve ihtiyaç alanları ile uzun
yıllar sonra artan nüfus, değişen ihtiyaçlar ve ya ön görülmeyen doğal afetler
karsısında alınması gereken önlemler alanında, mutlaka değişmeye ve yenileşmeye
ihtiyaç vardır.
İşte bu süreçlerin tümüne, kentsel
dönüşüm diyebiliriz.
Son
yıllarda küreselleşme, öncelikle kentleri hedef almakta ve dolayısıyla
kentlerin yaşanabilirlik kapasitesini zorlar noktaya, geldiğini görmekteyiz. İşte
bu duruma gelmiş kentler zorunlu olarak kentsel dönüşüm gibi aniden ortaya
çıkan uygulamalara tabi tutulur. Daha sonra konut hakkı ile ilgili
mağduriyetler, kentin kültürel, tarihsel dokusunun yok edilmesi takip eder.

Demokratlığı,
demokrasi açılımlarını ağzından düşürmeyen iktidar, halkı en çok ilgilendiren
bir konuda, halkla beraber alınması gereken kararları, halktan kaçırarak
yukardan alıyor. Sonrada ben karar verdim oldubitti diyor. Bu kararların nasıl
alındığını, kararların uygulanmasının, detaylarının, esaslarının ne olduğunu
bilen yok. Hukuki altyapı ile ilgili düzenleme eksik. Kararlara ihtiraz hakkı
yok. Daha bir sürü belirsizlik vatandaşlarımızın üzülmesine, tepkisine yol
açıyor. Yıllardır emeği ve zorluklar ile bir konut sahibi olmuş
vatandaşlarımıza sizin konutunuzu yıkmaya karar verdim demesi, Gerekçe olaraktan
deprem riski diyor. Sonra da hiç bir açıklama, doğru dürüst bir öneri yapmadan
işi sonunda müteahhitlerle vatandaşın arasına bırakarak kenara çekiliyor. Toprak
mülkiyetinin kamuya ait olduğu yerlerde bile bu kafadaki uygulamaların ne kadar
büyük yolsuzluk ve acı yaşattığını biliyoruz, bizim kokumuz vatandaşın bu
duruma düşmemesidir. Bu süreç boyunca vatandaşlarımızın mülkiyet ile ilgili
haklarının korunmasının zeminini oluşturmaktır. Bunun tek yolu da uygulamalarda
şeffaf, katılımcı olunmasıdır. Her karar halkla birlikte ve onun rızası ile
alınmalıdır.
Deprem
bir risk, mutlaka önemleri alınmalı, riskli binalar mutlaka yenilenmeli hatta
şehir günün koşullarında yeniden ele alınmalı, daha çağdaş, daha yaşanabilir
bir Karabağlar hepimizin özlemi, talebidir. Ancak bu ortak toplumsal ihtiyaç ve
talep; belirsizliklere ve hak ihlallerine açık bir ortamda yapılamaz. Ortak
Toplumsal kararlar, halkın katılımı, desteği ile alınmalıdır. Alınan bu
kararların uygulamasına bizzat halkın denetimi, gözetimi de sağlanmalıdır. Bu
hassasiyet ve şeffaflık çağdaş demokrasilerde vazgeçilmez bir ilkedir. İşte şu
anki Hükümetin zihniyeti bu olgunluğu asla anlamayacak bir anlayışa sahiptir.
Yasadığımız
bölgenin sahibi olarak bizim anlayışımız; nüfusu hızla artan Karabağlar ve
İzmir'i yaşana bilinir ve her şeyin merkezine insanı koyan bir yönetim vizyonunu;
üreten, güvenli ve sağlıklı çevre hedefini dengeli bir şekilde bir arada
tutacağımız tarihi, kültürel kimliğini koruyan, güçlendiren özgür ve mutlu
insanların yaşadığı bir kent yaratma anlayışıdır.
Kentsel
yenileşme ve dönüşüm yalnız bina inşaatı değildir. Bu işin bütünü kentsel
gelişim yapılanmasıdır, canlanma, dönüşüm, iyileşme, sağlıklaştırmadır. Bütün
bu kararlarda, planlamada, üretilmesinde insan olmalıdır.

İnşaat sektörünü ayakta tutma pahasına vatandaşın mülkiyet ve hak mağduru olmasına, fazladan borçlanmasına oturdukları Mahallelerinden tasfiye edilmesine göz yummayacağız.
Bizler
bu mahallenin sakini ve sahibi olarak kentsel dönüşümden dolayı mağdur edilmiş
herkesin yanında olacağız ve sorunlarına her konuda çözüm üretmeye, elimizin
erdiği, gücümüzün yettiği kadar devam edeceğiz.
Bu
sorunlar karşısın ’da Karabağlar bölgesinde 540 hektarlık alanda
gerçekleştirilecek olan Kentsel Dönüşüme (Rantsal Dönüşüm - Sınıfsal Savaş) karşı Karabağlar'lılar
olarak her mahallede bulunan Dernekler ve Sivil Toplum Örgütleri ile örgütlenmesini
ve bütün kararlarda topluca hareket etmelerini öneriyoruz ve destekliyoruz.
Cemalettin
CAN
İzmir
Tokat Dernekleri Federasyon Başkanı






