31 Aralık 2014 Çarşamba

BİZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!


1970’li yıllar da, köyden kente göçlerin ivme kazandı o dönemlerde kimimiz ekonomik, kimimiz siyasi nedenlerle büyük şehirlere göç ettik. Büyük şehirlerde iş gücüne ihtiyaç vardı. İş bulup çalışmaya başladık ancak gücümüz kira vermeye yetmiyordu. Gecekondu yapmaya başladık. Bu süreci yaşayanlar bilirler; ne elektrik ne de yok vardı. Ben de 1978 de bu şartlarda Limontepe’ye geldim. Bir ay içinde 2 göz ev yaptım. O dönem mahallenin kurucularından rahmetli İsmail Güneş amca, köyden gelen her tanıdığını evine kabul ederdi. Aşını, ekmeğini, elektriğini, suyunu bizimle paylaşırdı. Çok iyiliğini gördük. Bu vesileyle kendisini tekrar rahmetle anıyorum. Çoluğumuz-çocuğumuz burada doğdu, kendimize bir hayat kurduk 40 yıldır buraların kahrını çekiyoruz. Sonra belediyeler bize tapu tahsis belgeleri verdi. Daha sonra Turgut Özal döneminde imar affı gelince tapularımıza kavuştuk. Benim geldiğim dönem 10 hane ya vardı ya yoktu şimdilerde yaklaşık 7 bin nüfuslu bir mahalleyiz.
 
Limontepe Pazaryeri Kentsel Dönüşüm Bilgilendirme Toplantısı

Karabağlar; 6 Mart 2008 tarihinde, 5747 sayılı bakanlar kurulu kararıyla, Konak ilçesinden ayrılarak ilçe olmuştur. 460 bin nüfusuyla, 55 mahalle ve 2 köyden oluşan Karabağlar, 7100 hektar alan ile İzmir’in en büyük ilçesidir.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 31.12.2012 tarihinde resmi gazetede yayınlanan 6306 sayılı yasa kapsamında; Karabağlar’da 15 mahalleyi içeren ilgili 540 hektarlık alanda kentsel dönüşüm yapacaktır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 31.09.2013 tarihinde, Karabağlarda kentsel dönüşüm yapılması ile ilgili kimi yetkilerini ihale yolu ile Yeni Hedef Harita Ltd. Şirketine devretmiştir. Bu şirket plan ve projenin yapılması, hak edişlerin tespiti ve uzlaşma görüşmelerini yapmakla yetkilidir. Ancak bu süreçte hiçbir hak sahibinin görüşünü almamıştır. Plan ve projeyi bile yapmadan, bakanlıktan aldığı yetki ile bizlere 5 sayfalık bir tutanak imzalatarak evlerimizi GASP etmek istemektedir. Bu şirket biz hak sahiplerine 24.04.2014 yılında bir muvaffak görüşmesi tebligatı göndermiş ve 10 gün içinde 9 adet belgenin şirkete götürülmesini istemiştir. Ayrıca bu tebligatta; 540 hektarlık bu alan için, jeolojik etüt, plan ve projenin yapılmış olup hali hazır haritalarının çıkartılmış olduğu belirtilmektedir. Uzlaşma görüşmeleri için de ofise gitmemiz talep edilmiştir.
 
Limontepe Pazaryeri Kentsel Dönüşüm Bilgilendirme Toplantısı
 
Ancak bugüne kadar ne planı ne de projeyi gördük. Ayrıca kendi büroların da asılı olan resimlerin bile Ankara Dikmen için yapılmış bir projeye ait görüntüler olduğunu öğrendik. Bu şirket hem kendini hem de halkı kandırmıştır. Süreç tıkanmıştır.

Bu süreçte aldığımız duyumlar şunu göstermektedir. Yerimize 10 kat bina yapılmakta ancak neden hak edişlerimiz 2 kattan hesaplanıyor. Birde uzlaşma tutanaklarında bizim mevcut ada, pafta vb. tüm bilgilerimiz yazdığı halde verilecek daireler ile ilgili neden hiçbir bilgi bulunmamaktadır. Bu bir çelişki değil midir? Bu 5 sayfalık tutanağın hiçbir maddesinin elle tutulur bir yanı yoktur. Örneğin bir olumsuzluk yaşanırsa Ankara mahkemeleri yetkili kılınmış. İzmir’de mahkeme yok mu? Kimsenin borcu sabit değil. Belirtilen borçlar ile ilgili bina bittikten sonra satış fiyatı üzerinden Şerefiyeli ve KDV eklenmiş hali ile yeniden hesaplanacaktır denmektedir. Bu sözleşmenin her tarafı sakattır.

Kentsel dönüşüm olmasın demiyoruz. Çünkü bizlerde sağlıklı bir konutta yaşamak isteriz. 1939 Erzincan depreminden 2011 Van depremine kadar ülkemizde yaşanmış olan 9 ayrı büyük depremde toplam 70 bin insanımızı kaybettik. Bu nedenle kentsel dönüşüm mutlaka olmalıdır diye düşünüyorum. Ancak projenin içinde halk yoksa başarıya ulaşması mümkün değildir. Ayrıca yerinde dönüşüm olmayacağını da verilecek dairelerin ada ve pafta bilgilerinin belirtilmemesinden anlıyoruz. Bu şirket 18 mahalle muhtarı ile yaptıkları bir toplantıda bize bir örnek sunmuşlardı. Biz muhtarlar olarak inanmıştık. Ancak sonraki uygulamaları gördükçe kendimizi aldatılmış hissediyoruz. Ve şimdi halktan aldığımız destek ile İmzalamıyoruz diyoruz. Çevre ve şehircilik bakanlığı 100 yılın projesi diyor. Projenin tüm detaylarını müteahhitler biliyor ancak tek bir vatandaş bile bilmiyor. Bu mu 100 yılın projesi takdir vatandaşımızındır.

İçinde halkın, il ve ilçe belediyelerinin, meslek odaları ve bilimsel kuruluşların olmadığı bu projenin uygulanabilir hiçbir tarafı kalmamıştır.

Örneğin, 5393 sayılı belediye yasasının 73. Maddesinde hak sahiplerinin içinde olduğu uzlaşma ve rıza yolu ile uzlaşma esası uygulanır der. Uzundere ve ege mahallesi bu yasa ile uygulanmış kentsel dönüşüm örnekleridir. Bu süreçleri incelediğimizde planların, projelerin yapıldığını, ilgili mahallelerde herkesin görebileceği yerlere maketlerin konulduğunu görüyoruz. Uzlaşma görüşmelerinde benim sana vereceğim daire şudur denilebildiğini görüyoruz. Ancak 6306 sayılı yasa hiç bu tür konulara açık değil. Sen gel tapunu bana devret diyor ben sana nerde verirsem kabul edeceksin şeklinde emir vaki yapıyor.
 
 

Bu nedenlerle yerinde dönüşüm olmayana kadar, halk projeye dâhil edilmeyene kadar bizler mücadeleye devam edeceğiz. Aksi takdirde hepimiz hak kaybına uğrayacağız. Bu alanda yaşayan yaklaşık 55 bin insanımızın hak kaybı yaşamaması için birlikte hareket etmeliyiz. Birlikten kuvvet doğar. Biz haklıyız kazanacağız.
 
Limontepe Mahalle Muhtarı
Tacim Öz

10 Aralık 2014 Çarşamba

nafile değil bu toplantılar…



Seniye Nazik IŞIK ([1])


Cennetçeşme’de bir akşam saati… Bir etkinlik planlama toplantısını gözlemlemeye gidiyorum. Beni Hak Arayanlar Derneği’ne götürecek arkadaşlarımla otobüs durağında buluştuk. Derneğin ismini çok sevdim. Nedense bana “yalınayaklar hareketi”ni([2]) anımsatıyor. Belki de bu akşam katılacağım bu toplantıda boy vermekte olan hareketten beklentim yalınayaklar hareketinin ortaya çıkardığı sonuç kadar büyük olsun istediğimdendir.

Sorun: 540 hektarlık, Karabağlar’ın neredeyse üçte biri, 16 mahalleyi kapsayan bir alanda kentsel dönüşüm yapılacak. Peki, orada yaşayanların haklarını nasıl korunacak? İnsanlar yaşam alanlarını, okullarını, sokaklarını, konu komşularını, dostlarını, huzurlarını kaybetmeden nasıl olacak bu iş?

Bilinmezlerle dolu bir süreç boy vermiş. Mahalleye bir şirket bürosu açılmış, insanlara “uzlaşma tutanağını imzala” denmekte. Bazısına göre 17 bin, bazısına göre 27 bin hak sahibi var bu kocaman alanda. 17 bin diyenler sadece tapusu olanları, 27 bin diyenler ilaveten kiracılarla tapusuzları da dikkate alıyor. Sayılar karşısına çıkanı ezecek kadar kocaman aslında… Etkili olabilmekse, bu buluşmalara, konuşmalara, birbirine güvenmeye bağlı… Gemisini kurtaranın kaptan sayıldığı dünyada birbirine inanmak zor iş. Ama onlar zorları gerçekleştirmiş, buraları dağ taş kırlık olmaktan yeni bir hayatın yeşerdiği alanlara dönüştürmüş bir neslin çocukları, torunları… Güvendim onlara; yine yapabilirler, yine başarabilirler, yeni bir hikâye yazabilirler.
 
13 Kasım 2014 Tarihli Karabağlar Kentsel Dönüşüm Platform Toplantısı
 
Mahalleliler haklarını aramak için yan yana gelmeye başlamış; Limontepe, Salihomurtak ve Cennetçeşme’de kentsel dönüşüm dernekleri kurulmuş. Mardinliler, Tokatlılar hemşeri dernekleri yan yana gelmiş. Karabağlar Kentsel Dönüşüm Platformu doğmuş, büyüyor. İnşaat Mühendisleri Odası toplantılara gelip bilgilendirmeler yapıyor. Karabağlar Belediye Meclisi’nden üç Meclis üyesi, Karabağlar Kent Konseyi Sekreteri toplantıya katıldı. (Buradaki kentsel dönüşümde belediyeye yok aslında, bu bölgede iş Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın işi.)

Onlarca konuşma dinledim. Kulaklarımda sesler kaldı.

Dönem’in sesi “… kadınlar olmadan evlere ulaşılamaz… evinizdeki insan size inanmazsa sokaktaki mahalledeki hiç inanmaz…” diyor. İçimden yüzyıldan fazla bir zaman geriden bir kadın sesi yükseldi; Yaşar Nezihe’nin sesi:

“Boynundan esaret bağını parçala, kes, at!

Kuvvettedir hak, hakkını haksızlara anlat.”

Cemalcan’ın sesi basit, açık, anlamlı talepleri sıraladı:

“(1) İmar planları ortaya çıkmadan ve kesinleşmeden uzlaşmaya gidilmemeli;

“(2) Uzlaşma tutanağı birlikte hazırlanmalı dayatılmamalı;

“(3) Projeler hazırlanırken sözümüz yerimiz olmalı; yerinde dönüşüm esas olmalı,

“(4) 540 hektarın içinde bir yerlerde değil kendi mahallemde, kendi komşularımla kalmalıyım;

“(5) 540 hektarın yarısı hastane, okul, park, oyun sahaları gibi sosyal alanlar olmalı, üzerinden rant sağlanan alanlar oluşmamalı.”

Hindistan’dan yetişemediler elbet, ama, yalınayaklar hareketinin sesini duydum ben: “Çözümleri dışınızda aramayın, yaratın.”

Dedim, “nafile değil bu toplantılar”…

Nitekim, tekrar gittim, bir başka zamanda bir sokak bilgilendirme toplantısına katıldım. Yeniden gideceğim, bu yeni hikayenin dost tanıklara ihtiyacı var!




[1] Eşit Yaşam Derneği Başkanı. CHP’de çeşitli sorumlulukları var. Karabağlar’da oturuyor.
[2] Yalınayaklar Hareketi, Hindistan’da 1986’da kurulmuş bir okuldur. Diploma vermez. Özellikle kadınları, bazen sadece büyükanneleri eğitir, yetiştirir. Öğretmenleri halktan, iş içinde yetişmiş ustalardır. İnsanların ihtiyaç duyduğu neyse onu öğrenmesini ve üretmesini amaçlayan bir eğitim sistemi oluşturmuştur. İlk okullarını yalınayak yoksullar yaptığı için hareketin adı “yalınayaklar hareketi” olarak kalmıştır.