“İzmir ili Karabağlar
ilçesi sınırları içinde kalan 540 hektarlık alana ilişkin; Hâlihazır harita,
plana esas jeolojik-jeoteknik etüt, mevcut durum analizi, hak sahiplerinin
tespiti ve gayrimenkul değerleme, dönüşüm modeli, MASTER PLAN, İMAR PLANI,
Kentsel tasarım projesi ve UZLAŞMA SÜRECİ, hizmet alımı işinin ihalesi
yapılarak Bakanlığımız ile ilgili firma (Yeni Hedef Haritacılık A.Ş.) arasında
26.04.2013 tarihinde sözleşme yapılmıştır.”
Yukarıda
alıntı yapılmış olan metin Limontepe Kentsel Dönüşüm Derneğinin, Çevre ve
Şehircilik Bakanlığına sorduğu 13 soruluk 01.07.2014 tarihli yazımıza istinaden
yollanan 5889 sayı ve 22.07.2014 tarihli cevap yazısıdır.
Gündemimizde
olan ve bizim de sıkça dile getirmeye çalıştığımız İmar Planlarının yapımı ve
Uzlaşma Görüşmeleri ile ilgili kısmın adı geçen şirket tarafından yapılacağı ve
sonuçlandırılacağıdır. Peki, imar planları kesinleşmiş midir? Hayır. Çünkü
Çevre ve İl Müdürlüğüne derneğimizce yazılı soru olarak verdiği 01.07.2014
tarihli 14902 sayılı cevabi yazıda aynen şöyle denilmektedir.
“Bahse konu
olan alanda, bakanlığımızı temsilen yetkili firma tarafından yürütülen
çalışmalar kapsamında; alana ilişkin jeolojik etüt ve hak sahibi değerlendirme
çalışmaları tamamlanmış olup, Revize İMAR PLANI hazırlanmasına ilişkin süreç
halen devam etmektedir.”
Bakanlığın
ve Çevre İl Müdürlüğünün bu yazılara derneğimizin facebook sayfasından
(facebook.com/LimontepeKDD) erişilebilmektedir. Bu yazılardan çıkarılacak sonuç
ve sorgulamamız gereken konuları şöylece sıralamak mümkündür.
Mevcut
alanda yapılması gereken imar planı çalışmalarının adı geçen şirkete ihale
edildiği ve imar planı çalışmalarının henüz kesinleşmediğidir. Hal böyleyken,
Ada ve parsellerin belli olmadığı, imar planının olmadığı böylesi bir durumda
çağırıp “sizin hak ettiğiniz inşaat alanı şu kadar m2” demek ve
uzlaşma tutanağında “80 m2 mi, 100 m2 mi ya da 120 m2
mi ev istiyorsunuz?” demek abesle iştigaldir.
Sorduk
soruyoruz; çıkarılan bu hak edilen m2 imar planları kesinleşmemiş
ise neye istinaden çıkarılmıştır. Verilen sözlü cevaplar şöyledir;
·
Şimdiki var olan imar planı (2 kat imarlı) üzerinden
yaptık.
·
Jeolojik duruma, binanın durumuna manzarasına vs. bakıp
çıkardık.
·
Bakanlık bu hesapları yapıyor. Bizim alakamız yok.
Gibi
denilerek bizimle alay etmektedirler. Hiç aklımızın olmadığını, ne söylerlerse
kandırabileceklerini sanıyorlar. Eski iki kat imar üzerinden mülklerimizi,
binalarımızı hesaplıyorlar, yeni yapılacak olan 8 kat mı, 10 kat mı olduğunu
bilmediğimiz imar planı üzerinden mülklerimizi birilerine peşkeş çekerek büyük
RANT sağlamayı planlıyorlar.
Ada ve
parsel belli olmayan bu tutanağa imza atıldığı takdirde, bize tercih
ettirdikleri… m2 binaları; 540 hektarlık bu alan içinde, yani yaklaşık
3,5 km uzunluğunda 1,5 km enindeki bu alan içinde her hangi bir yerde
verecekler. Sözlü olarak parselinizin yanında vereceğiz demeleri yalandır.
Hiçbir hukuki bağlayıcı önemi yoktur.
Facebook
sayfamızda 2 adet uzlaşma tutanak metni vardır. Ve ikisi bir birinden
farklıdır. Bu tutanakların herkes tarafından incelenmesi gerekmektedir. Şirket
tarafından ilk olarak çıkarılan ve imzalatılmak istenen tutanağın Uzlaşma
Esasları ile ilgili 4. Maddesinin (b) bendinde “Bakanlık tarafından hak
sahiplerine verilecek olan taşınmazlar, öncelikli olarak sahibi olduğu
taşınmazının en yakın çevresinden verilecektir.” denilmektedir. Bu metin çok
problemli bir metindir ve hiçbir kesin hüküm içermemektedir. Öncelikli olarak
yakınında vereceğim denilmektedir. Eğer tercih ettirdikleri 80 m2,
100 m2 ya da 120 m2 bina (daire) orada yoksa 540
hektarlık alanın başka bir ucunda ise ne olacaktır. Diyecekleri şudur; en yakın
yer burasıdır. Bu dairelerden birisini tercih edeceksiniz denilecektir. Her
yöne çekilebilecek bir metin yazılmıştır. Bunun çok net bir şekilde herkesin
anlayacağı bir dille yazılması mümkündür. Ve isterlerse biz kendilerine bu
metni yazacağımızı taahhüt ederiz. Ayrıca bu madde ile ilgili daha birçok
problemden söz edilebilecekken, adı geçen şirket bu maddeyi (b bendi) 2.
Uzlaşma tutanağından tamamen çıkarmıştır. Bu şu anlama gelmektedir. 540
hektarlık alanın içinde ya da dışında her hangi bir yerde size konut
verebiliriz belki de vereceğiz. Bu durum kabullenemez bir durumdur. Yerinde
dönüşüm dedikleri sözlerin hepsi havada kalmaktadır.
Bu şirketin
birkaç sunumuna katıldık. Herkeste biliyor ilk geldiklerinde işte binalarınızın
fotoğraflarını çektik ne kadar manzarası varsa yeni yapılacak binalarda size o
kadar manzarası olan daireler vereceğiz, vs. vs. vs. hani nerede birde kura
çektireceğiz diyorsunuz. Nerede manzara, nerede yerinde dönüşüm? Tümden
yalanlar, aldatmacalar üzerine kurmaya çalıştıkları bir RANT ve TALAN
projesidir yaptıkları. Bu alanda oluşan değerleri, RANTI birilerine peşkeş
çekmeye çalıştıklarını; imar planlarını bizden saklamalarından ve uzlaşma
tutanaklarından anlamış bulunuyoruz.
Bu
mahalleler ve sokaklar, burada yaşayan ve yaşamış tüm yakınlarımızındır. Burada
oluşacak imardan ve başkaca değerlerin sahibi biziz. Burayı bu değerleri
yaklaşık 55 bin insanımızın tapulu, tapusuz ve kiracılar olarak yaratmıştır.
Çekilen zahmetleri ve yoksullukları hepimiz biliyoruz. Bunları tekrar etmek
istemiyoruz. Oluşan bu değerler burada yaşayanlara, analarının ak sütü gibi
helaldir ve bizimdir. RANT peşinde koşan bir avuç kişiye yedirmeyeceğiz.
Bunun tek
yöntemi ve gücü, beraber birlikte örgütlenip hareket etmektir. Bu günlerde örgütlü
gücümüzü göstermenin yolu önümüze konulan ne olduğu belli olmayan, bu “Uzlaşma
Tutanağı” ’na İMZA ATMAMAKTIR. Bakanlığın vaatleriyle şirketin yalanları
arasına sıkışmayacağız.
Doğan
Yüksel
Limontepe
Kentsel Dönüşüm Derneği Başkanı





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder