2 Kasım 2014 Pazar

Bakanlığın Vaatleri Şirketin Yalanları

“İzmir ili Karabağlar ilçesi sınırları içinde kalan 540 hektarlık alana ilişkin; Hâlihazır harita, plana esas jeolojik-jeoteknik etüt, mevcut durum analizi, hak sahiplerinin tespiti ve gayrimenkul değerleme, dönüşüm modeli, MASTER PLAN, İMAR PLANI, Kentsel tasarım projesi ve UZLAŞMA SÜRECİ, hizmet alımı işinin ihalesi yapılarak Bakanlığımız ile ilgili firma (Yeni Hedef Haritacılık A.Ş.) arasında 26.04.2013 tarihinde sözleşme yapılmıştır.”

Yukarıda alıntı yapılmış olan metin Limontepe Kentsel Dönüşüm Derneğinin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına sorduğu 13 soruluk 01.07.2014 tarihli yazımıza istinaden yollanan 5889 sayı ve 22.07.2014 tarihli cevap yazısıdır.
Gündemimizde olan ve bizim de sıkça dile getirmeye çalıştığımız İmar Planlarının yapımı ve Uzlaşma Görüşmeleri ile ilgili kısmın adı geçen şirket tarafından yapılacağı ve sonuçlandırılacağıdır. Peki, imar planları kesinleşmiş midir? Hayır. Çünkü Çevre ve İl Müdürlüğüne derneğimizce yazılı soru olarak verdiği 01.07.2014 tarihli 14902 sayılı cevabi yazıda aynen şöyle denilmektedir.

“Bahse konu olan alanda, bakanlığımızı temsilen yetkili firma tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında; alana ilişkin jeolojik etüt ve hak sahibi değerlendirme çalışmaları tamamlanmış olup, Revize İMAR PLANI hazırlanmasına ilişkin süreç halen devam etmektedir.”
Bakanlığın ve Çevre İl Müdürlüğünün bu yazılara derneğimizin facebook sayfasından (facebook.com/LimontepeKDD) erişilebilmektedir. Bu yazılardan çıkarılacak sonuç ve sorgulamamız gereken konuları şöylece sıralamak mümkündür.

Mevcut alanda yapılması gereken imar planı çalışmalarının adı geçen şirkete ihale edildiği ve imar planı çalışmalarının henüz kesinleşmediğidir. Hal böyleyken, Ada ve parsellerin belli olmadığı, imar planının olmadığı böylesi bir durumda çağırıp “sizin hak ettiğiniz inşaat alanı şu kadar m2” demek ve uzlaşma tutanağında “80 m2 mi, 100 m2 mi ya da 120 m2 mi ev istiyorsunuz?” demek abesle iştigaldir.

Sorduk soruyoruz; çıkarılan bu hak edilen m2 imar planları kesinleşmemiş ise neye istinaden çıkarılmıştır. Verilen sözlü cevaplar şöyledir;

·         Şimdiki var olan imar planı (2 kat imarlı) üzerinden yaptık.

·         Jeolojik duruma, binanın durumuna manzarasına vs. bakıp çıkardık.

·         Bakanlık bu hesapları yapıyor. Bizim alakamız yok.

Gibi denilerek bizimle alay etmektedirler. Hiç aklımızın olmadığını, ne söylerlerse kandırabileceklerini sanıyorlar. Eski iki kat imar üzerinden mülklerimizi, binalarımızı hesaplıyorlar, yeni yapılacak olan 8 kat mı, 10 kat mı olduğunu bilmediğimiz imar planı üzerinden mülklerimizi birilerine peşkeş çekerek büyük RANT sağlamayı planlıyorlar.

Ada ve parsel belli olmayan bu tutanağa imza atıldığı takdirde, bize tercih ettirdikleri… m2 binaları; 540 hektarlık bu alan içinde, yani yaklaşık 3,5 km uzunluğunda 1,5 km enindeki bu alan içinde her hangi bir yerde verecekler. Sözlü olarak parselinizin yanında vereceğiz demeleri yalandır. Hiçbir hukuki bağlayıcı önemi yoktur.

Facebook sayfamızda 2 adet uzlaşma tutanak metni vardır. Ve ikisi bir birinden farklıdır. Bu tutanakların herkes tarafından incelenmesi gerekmektedir. Şirket tarafından ilk olarak çıkarılan ve imzalatılmak istenen tutanağın Uzlaşma Esasları ile ilgili 4. Maddesinin (b) bendinde “Bakanlık tarafından hak sahiplerine verilecek olan taşınmazlar, öncelikli olarak sahibi olduğu taşınmazının en yakın çevresinden verilecektir.” denilmektedir. Bu metin çok problemli bir metindir ve hiçbir kesin hüküm içermemektedir. Öncelikli olarak yakınında vereceğim denilmektedir. Eğer tercih ettirdikleri 80 m2, 100 m2 ya da 120 m2 bina (daire) orada yoksa 540 hektarlık alanın başka bir ucunda ise ne olacaktır. Diyecekleri şudur; en yakın yer burasıdır. Bu dairelerden birisini tercih edeceksiniz denilecektir. Her yöne çekilebilecek bir metin yazılmıştır. Bunun çok net bir şekilde herkesin anlayacağı bir dille yazılması mümkündür. Ve isterlerse biz kendilerine bu metni yazacağımızı taahhüt ederiz. Ayrıca bu madde ile ilgili daha birçok problemden söz edilebilecekken, adı geçen şirket bu maddeyi (b bendi) 2. Uzlaşma tutanağından tamamen çıkarmıştır. Bu şu anlama gelmektedir. 540 hektarlık alanın içinde ya da dışında her hangi bir yerde size konut verebiliriz belki de vereceğiz. Bu durum kabullenemez bir durumdur. Yerinde dönüşüm dedikleri sözlerin hepsi havada kalmaktadır.

Bu şirketin birkaç sunumuna katıldık. Herkeste biliyor ilk geldiklerinde işte binalarınızın fotoğraflarını çektik ne kadar manzarası varsa yeni yapılacak binalarda size o kadar manzarası olan daireler vereceğiz, vs. vs. vs. hani nerede birde kura çektireceğiz diyorsunuz. Nerede manzara, nerede yerinde dönüşüm? Tümden yalanlar, aldatmacalar üzerine kurmaya çalıştıkları bir RANT ve TALAN projesidir yaptıkları. Bu alanda oluşan değerleri, RANTI birilerine peşkeş çekmeye çalıştıklarını; imar planlarını bizden saklamalarından ve uzlaşma tutanaklarından anlamış bulunuyoruz.

Bu mahalleler ve sokaklar, burada yaşayan ve yaşamış tüm yakınlarımızındır. Burada oluşacak imardan ve başkaca değerlerin sahibi biziz. Burayı bu değerleri yaklaşık 55 bin insanımızın tapulu, tapusuz ve kiracılar olarak yaratmıştır. Çekilen zahmetleri ve yoksullukları hepimiz biliyoruz. Bunları tekrar etmek istemiyoruz. Oluşan bu değerler burada yaşayanlara, analarının ak sütü gibi helaldir ve bizimdir. RANT peşinde koşan bir avuç kişiye yedirmeyeceğiz.

Bunun tek yöntemi ve gücü, beraber birlikte örgütlenip hareket etmektir. Bu günlerde örgütlü gücümüzü göstermenin yolu önümüze konulan ne olduğu belli olmayan, bu “Uzlaşma Tutanağı” ’na İMZA ATMAMAKTIR. Bakanlığın vaatleriyle şirketin yalanları arasına sıkışmayacağız.

Doğan Yüksel

Limontepe Kentsel Dönüşüm Derneği Başkanı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder