25 Ekim 2014 Cumartesi

Mahalleli Olmak


Kimimiz iş bulabilmek için, kimimiz çocuklarını daha iyi yetiştirebilmek için, kimimiz daha iyi bir yaşam umuduyla, kimimiz de göçe zorlanarak yaşadığımız köylerden çıkıp geldik kentin kenar mahalleleri denen bu yerlere. Otobüsü olmayan elektriği suyu bulunmayan o zamanın parasıyla az da olmayan paralar ödeyerek kendi evlerini kendileri yaptılar annelerimiz babalarımız…

Çocukluğumda mahalle çeşmesinden tenekelerle su taşıdığımızı, evimizi yapmak için briket taşıdığımızı, elektriği komşularımızla ortak kullandığımızı ve bir odanın yanına diğerini eklemek şeklinde hiç bitmeyen bir inşaat yaptığımızı hatırlıyorum. Yağmur yağdığında ayaklarımız çamur olduğu için topladığımız taşlardan kendi yolumuzu kendimiz yapmıştık mahalleli olarak.

Yoksulluğu derinliğine yaşadığımız, az çilesini çekmediğimiz, kendi ellerimizle kurduğumuz bu mahallelerde dayanışmanın, komşuluğun, birbirini tanımanın, arkadaşlığın en güzel örneklerini gördük. Biz mahalle sakinleri ülkenin pek çok yerinde ayrımcılık ve ön yargılar yaşamı çekilmez kılarken bu mahallelerde Alevi –Sünni, Türk-Kürt olarak herkesin bir arada yaşayabileceğinin canlı tanıklarıyız.
Şimdi pek çoğumuzun anne babası, çocukları da birer ev sahibi olsun düşüncesiyle evlerini yıkarak kendi olanaklarıyla aile apartmanları yaptılar. Ancak şimdi de mahallerimiz afet riskli bölge ilan edildi ve evlerimiz yıkılacak.


Daha güzel daha planlı her olanağı olan bir yerde yaşamayı herkes ister. Ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bizi muhatap almıyor. Bütün işi bir şirkete vermiş ve bu şirket pazarlık için herkesi çağırıyor. Bölgemizin ve mahallemizin iştah kabartan bir rant alanı olduğunun farkındayız. Bu nedenle çilesini çektiğimiz ellerimizle kurduğumuz mahallemizden öyle ucuza gitmek istemiyoruz. Bilimsel verilerle ve şeffaf bir pazarlık yöntemiyle bakanlık biz mahalleliyi muhatap alsın istiyoruz.


Bölge neye dayanarak afet riskli bölge ilan edildi?

Bölge için nasıl bir plan ve proje yapıldı?

Hak sahipleri plan ve proje olmadan (gösterilmeden)nasıl pazarlığa çağrılıyor?

Öncelikli olarak bu sorulara cevap verilmesi gerekiyor. Ayrıca pazarlığa çağrılanlara önerdikleri hak sahiplerini mağdur ediyor. Bu nedenle uzlaşma tutanaklarını şimdi imzalamıyoruz. Plan ve proje açıklanmadan yapılan uzlaşma bilimsellikten ve şeffaflıktan uzaktır; bizim mağdur olmamıza sebep olacaktır.

Rantsal dönüşüm değil; planlarına ve projelerine müdahil olabildiğimiz, bilimsel verilere dayanarak yapılan, sağlıklı kentsel dönüşüm istiyoruz…


Funda ÇAKIR MANDUZ

Limontepe Kentsel Dönüşüm Derneği Üyesi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder