Kimimiz iş bulabilmek için,
kimimiz çocuklarını daha iyi yetiştirebilmek için, kimimiz daha iyi bir yaşam umuduyla,
kimimiz de göçe zorlanarak yaşadığımız köylerden çıkıp geldik kentin kenar
mahalleleri denen bu yerlere. Otobüsü olmayan elektriği suyu bulunmayan o
zamanın parasıyla az da olmayan paralar ödeyerek kendi evlerini kendileri
yaptılar annelerimiz babalarımız…
Çocukluğumda mahalle
çeşmesinden tenekelerle su taşıdığımızı, evimizi yapmak için briket
taşıdığımızı, elektriği komşularımızla ortak kullandığımızı ve bir odanın
yanına diğerini eklemek şeklinde hiç bitmeyen bir inşaat yaptığımızı
hatırlıyorum. Yağmur yağdığında ayaklarımız çamur olduğu için topladığımız
taşlardan kendi yolumuzu kendimiz yapmıştık mahalleli olarak.
Yoksulluğu derinliğine yaşadığımız,
az çilesini çekmediğimiz, kendi ellerimizle kurduğumuz bu mahallelerde
dayanışmanın, komşuluğun, birbirini tanımanın, arkadaşlığın en güzel
örneklerini gördük. Biz mahalle sakinleri ülkenin pek çok yerinde ayrımcılık ve
ön yargılar yaşamı çekilmez kılarken bu mahallelerde Alevi –Sünni, Türk-Kürt
olarak herkesin bir arada yaşayabileceğinin canlı tanıklarıyız.
Şimdi pek çoğumuzun anne babası,
çocukları da birer ev sahibi olsun düşüncesiyle evlerini yıkarak kendi
olanaklarıyla aile apartmanları yaptılar. Ancak şimdi de mahallerimiz afet riskli
bölge ilan edildi ve evlerimiz yıkılacak.
![]() |
Daha güzel daha planlı her olanağı olan bir yerde
yaşamayı herkes ister. Ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bizi muhatap almıyor.
Bütün işi bir şirkete vermiş ve bu şirket pazarlık için herkesi çağırıyor.
Bölgemizin ve mahallemizin iştah kabartan bir rant alanı olduğunun farkındayız.
Bu nedenle çilesini çektiğimiz ellerimizle kurduğumuz mahallemizden öyle ucuza
gitmek istemiyoruz. Bilimsel verilerle ve şeffaf bir pazarlık yöntemiyle
bakanlık biz mahalleliyi muhatap alsın istiyoruz.
Bölge neye dayanarak afet
riskli bölge ilan edildi?
Bölge için nasıl bir plan
ve proje yapıldı?
Hak sahipleri plan ve
proje olmadan (gösterilmeden)nasıl pazarlığa çağrılıyor?
Öncelikli olarak bu
sorulara cevap verilmesi gerekiyor. Ayrıca pazarlığa çağrılanlara önerdikleri
hak sahiplerini mağdur ediyor. Bu nedenle uzlaşma tutanaklarını şimdi
imzalamıyoruz. Plan ve proje açıklanmadan yapılan uzlaşma bilimsellikten ve
şeffaflıktan uzaktır; bizim mağdur olmamıza sebep olacaktır.
Rantsal dönüşüm değil; planlarına ve projelerine
müdahil olabildiğimiz, bilimsel verilere dayanarak yapılan, sağlıklı kentsel
dönüşüm istiyoruz…
Funda
ÇAKIR MANDUZ
Limontepe Kentsel Dönüşüm
Derneği Üyesi

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder